banner.jpg
 

Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası - Kulis Sanat

2 Perde / 115 dk

Theseus ve Hippolyta nın düğün telaşesi ile başlayan romantik komedi türündeki bir yaz gecesi rüyası günümüzde de yaygın olan “aşıklar kavuşacak mı ? “ sorusu ile devam ediyor. Aşk ve kavuşma telaşesi içinde ki aşıkların hikayesini izliyorken bir yandan titania ve oberon un bir evlatlık uğruna savaşlarına da tanık oluyoruz . Bütün bunlar bir yana oyun içinde bir oyun hazırlığındaki esnaflar da var güçleriyle çalışmaktalar. Büyüklere masallar tadındaki bir yaz gecesi rüyasını izlerken yer yer aşk kavgalarına gülecek yer yer ise titanya ve periler ile büyüleneceğiz. O halde herkesi bu büyülü dünyayı keşfetmeye bekliyoruz .

Yazan William Shakespeare

Yöneten Sinan Pekinton

Koreografi Hakan Odabaşı

Müzik Turgay Erdener

 
DAVA AFİŞ -SON--sıkıştırıldı-1.jpg

Dava - Yakîn Sahne

Tek Perde / 70 dk

Kafka’nın “Dava” romanının arka planında Søren Kierkegaard’ın varoluşçu felsefesi yatar. Kierkegaard’a göre insanın varoluşu bireyseldir, nesnel olarak ortaya konamaz; varoluş sonlu bir kişinin sonsuz olanla kişisel deneyimini ifade eder. Romanın başlangıcını oluşturan ve insanın içinde bulunduğu durumun ifadesi olan “tutuklu” olma halinin farkına varılması, romanın başkarakterinin, K’nın, nesnel alandan öznel alana geçmesi için önemli bir zihinsel süreç başlatır. K. artık kaygılıdır. Kierkegaard korku ve kaygı kavramlarının farkını kısaca aşağıdaki gibi açıklar:

 

“…korku, insanın kendi bilinçli gücünün dışında yatan ürkütücü olanaklardan geri çekilmedir. Buna karşı kaygı, insanın eylemde bulunma kapasitesinde içkin olarak bulunan muazzam olanakların sonucunda ortaya çıkar…”

 

Kierkegaard`a göre insanın varoluş serüveni yapmış olduğu “özgür” seçimlerin bir sonucudur. Kierkegaard’a göre seçim yapmak ve bunu zamanında yapmak önemlidir. Bazı insanlar kendilerine bir yol seçmektense diğerlerinin beklentilerini doyurmaya çalışırlar. Kierkegaard bu insanlara aşağıdaki gibi seslenir;

“Sen gerçekten de bir hiçsin; sen başkaları için sadece bir ilişkisin”

Yazan Franz Kafka

Yöneten Öncü Alper

Koreografi Gül Ekşi

Müzik Mertcan Ercan Ayça Sipahioğlu

Görsel Tasarım Gülcenur Kıhrıoğlu

Oyuncular  Emel Budak - Emre Şamdan - Gül Ekşi

Mustafa H. Koca -  M. Sefa Keski -  Murat Akyol - Serkan Kavaklı

Afiş.jpg

Leyla,Lena ve Diğerleri - Bambu Sahne

Tek Perde / 75 dk

“Kadınlarımız, sofrada yeri öküzümüzden sonra gelen...” diyor şair. Oysa daha
yazılmadan okunmaya başlamıştı bu dizeler. Yüzyıllardır kadının sofradaki yeri aynı.
Değişmiyor. Ülkemizde ve dünyada kadına uygulanan ikinci insan muamelesi
değişmiyor. Erkeğin kadına,toplumun kadına, devletin kadına, sistemlerin kadına ve
hatta kadının kadına ezici, sömürücü, yok edici, kötü hissettirici davranışları değişmiyor. Kadınlar,çocuklar, hayvanlar eğitilmemiş toplumların fiziksel ve ruhsal şiddetine maruz kalıyor. Devirler değişiyor, çağlar değişiyor ama fiziksel gücü yetmeyene davranış değişmiyor. Her gün birileri ölüyor, dövülüyor, sindiriliyor, kişiliğinden uzaklaştırılıyor. Peki ya kadının kendine layık gördüğü? Ya da göremediği! Kendini arayan, ararken yanlış kararlar alan, aldığı kararların sonuçlarıyla boğuşan kadınlar! Bu kararsız duruşu Zehra İpşiroğlu’nun Lena,Leyla ve Diğerleri oyunu ile aktarmayı görev edindik. Lena iken Leyla oldurulan bir kadının kendiyle ve erkiyle hesaplaşması Lena’da, Leyla’da ya da
“diğerlerinde” en önemlisi sizde neleri iyileştirecek, heyecanını yaşıyoruz. Çünkü “bir şeyi yaşarken o hep öyledir sanırsın, başka türlü olabileceği aklına gelmez.”

 

Yazan Zehra İpşiroğlu

Yöneten Nurcihan Ersoy

Müzik Can Aksel Akın

Asistan Ozan Demircioğlu

Oyunayan Deniz İnci Yenilmez

Açık-Denizde.jpg

Açık Denizde - Fade Stage

Tek Perde / 60 dk

Açık denizde bir sal, salda üç adam ve bir teklif…
“İçimizden birini yememiz lazım!”
Kimin yeneceğine nasıl karar verilecek?
Polonyalı tiyatro adamı Slawomir Mrozeck’in yazdığı absürd tiyatronun önemli örneklerinden birisi
olan Açık Denizde İfade Sanat tarafından 2019-2020 sezonunda tiyatro sahnesine taşınıyor.
Oyunda adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar eleştirel ve mizahi bir bakış açısıyla ele alınıyor.

 

Yazan Slawomir Mrozek
Yöneten  Mustafa Uzman
Reji Asistanı  İlknur Burcu Akpınar
Işık Tasarım   Zeynel Işık
Müzik Tasarım  Mustafa Uzman
Işık/Ses Kumanda  Candaş Hazinedar
Oyuncular Umut Toprak - Bora Karakul - Murat Afşar - Selim Bulut

Resimli Osmanlı Tarihi - Sahne 367

Tek Perde / 60 dk

Yazar Turgut Özakman

Yönetmen Kara D.

Müzik Cem Değirmen

Koreografi Gülden Çelen

Dekor Tasarımı Sıla Kenar

Işık Tasarımı Alper Çankaya

Reji Asistanları Elif Demir, Duru Nayır

Afiş Tasarımı Hazar Ata

Oynayanlar Faysal Can Dakni - Naz Göktan - Berkay Erinç - Fikret Durak - Aslan Berkmen

Işık-Ses Kumanda Yusuf Ardıl Zümrüt Tutku Lâl Demirci

Oyun.

Kahramanımız Vakıf Bey, 1960 yılında yaşayan, hayat pahalılığı ile siyasi karışıklığın ortasında kalakalmış ve tarih meraklısı bir memurdur. Keşke onca derdi arasında tarihe meraklı olmasaymış. Hiç değilse rüyasında rahat edermiş.

Rüya.

Vakıf Bey rüyasında 1867 yılının Osmanlı İmparatorluğu'nda zorlu ve gülünç bir maceraya atılmıştır. Keşke atılmasaymış. Hiç değilse memleketin geleceği için uyarmaya çalıştığı Osmanlılar'ın, rüyasında bile tarihten ders almadığını görmez de içi rahat uyanırmış.

Gerçek.

2020 yılındayız. Belki de Vakıf Bey çoktan göçtü buralardan. Biz ise Anadolu toprağında filizlenen ilk Kanun-u Esasiden bu yana özgürlükleri, yeni fikirleri bir türlü hakim kılamadık gitti. Keşke anayasalar tarihimiz darbeler tarihimizle iç içe olmasaydı. Keşke Resimli Osmanlı Tarihi yazıldığı günden bu yana güncelliğini ve haklılığını korumasaydı. Keşke Turgut Özakman ve günümüze dek ulaşan anlatısı geçmişin hoş bir nüktesi olsaydı.

Bize düşen Vakıf Bey'in mirasına sahip çıkıp, oyunumuza sarılıp gelecek nesilleri uyarmak. Öyle ya ne demişti Vakıf Bey;

"Öyle deme Mahmure. Vakti zamanında biri çıkıp padişahları uyarsaydı koca imparatorluk kağıt helvası gibi dağılır mıydı?”

 

On Dakika Ara - Rituel Sanat Merkezi

İki Perde / 1 Saat 40 Dakika

Deneme çekimine giren iki oyuncunun yüzlerce kişi arasından seçilmesini ve bu role hazırlanırken yaşadıkları komik ve sürprizlerle dolu olayları anlatan kahkaha dolu iki perde komedi. "

 

Yazar Deniz Gökçe Koçman  - Cantuğ Turay

Yönetmen Deniz Gökçe Koçman

Oynayanlar Cantuğ Turay , Begüm Topçu Turay

Mesafe Cahilleri - Tiyatro 1112 Garaj

Tek Perde / 70 dk

En son kimlerle ya da nelerle aranıza sınır koydunuz? Sınır koymaya ilk ne zaman başladınız? Peki, bu mesafeler bizi korumaya yetti mi? Kafamızda bu sorularla başlayan bir yolculuk “Mesafe Cahilleri” sahneden bize bu sefer dört tane clown bakıyor. Bizi görüyorlar ama istedikleri zaman, duyuyorlar fakat kendi biçimlerinde, mesafelerini çiziyorlar ama kendi ölçülerinde. Sınırsız bir akla ve yapabilme gücüne sahip olan clownlar, siluet halinde kalana dek, anlatmayı seçiyorlar. Siz onların gözünden kendi siluetlerinizi mesafesiz görmeye hazır mısınız? 

 

Yönetmen - Proje Sahibi  Aylin Saraç

Oynayanlar Burçin Yalçın Engin Baysal Berk Lişesivdin Sıla Bilen 

morgueafiş.jpg

Morgue Sokağı Cinayeti - Yakîn Sahne

Tek Perde / 60 dk

 -Gerçek her zaman bir kuyunun dibinde değildir. Onu vadilerin derinliklerinde arıyoruz,
ancak onu bulacağımız yere, dağların tepesine bakmıyoruz.
- Ne görüyorsun, dağların tepesinde?
- Katili! 
...Zekanın ötesini görenlere...

 

Yönetmen Öncü ALPER
Kostüm-Dekor Yakîn Tiyatro
Müzik Mertcan ERCAN Serkan KAVAKLI
Işık Emre ŞAMDAN
Görsel Tasarım Sıla SERT
Tanıtım ve Organizasyon Emre ŞAMDAN
Oyuncular Çağlar MAÇKALI Mustafa H. KOCA

79128446_3545058398839332_40325664966841

O Kız Buraya Gelecek - Düşkapanı Sanat Merkezi

Tek Perde / 60 dk

Geçmiş zamanın, geçmeyen çabası

Yenilenen keşkeler ve sonuçları

Seçimlerimiz ile takas ettiklerimiz

Vazgeçemediklerimiz uğruna vazgeçtiklerimiz

Ve aşkın sarhoşluğu ile her şey o kıza tutsak.

Başaran diyor ki;

O Kız Buraya Gelecek!

Peki, O Kız Buraya Gelir mi?

"Keşke o ana tekrar gidebilseydim." En çok kullandığımız cümlelerden birisidir. Oysa zaman sürekli doğrusal bir şekilde akar. Onu tutamayız. Ancak o bizi tutabilir. Başaran sevgilisi Melis tarafından terkedilmiştir. Tek isteği ise terkedildiği güne geri dönebilmektir.

 
 

Yöneten Omid Darvishi

Işık Tasarım  Murat Atmış

Oyuncular  Mehmet Ulusoy - Şenol Kaderoğlu -  Evren Ersan -  Ayça Kılınçer - Sanaz Nazari

Sokrates'in Son Gecesi - Tiyatro Tempo

Tek Perde / 60 dk

Bilindiği gibi, Sokrates, keskin sözleri ve uluorta konuşmaları nedeniyle ölüm cezasıyla
yargılanıp hücreye atılmıştır. Artık beklenen şey, suçun infazının yerine getirilmesidir. Oyunumuz, işte o gecede geçmektedir. Gardiyan gelişmelerden oldukça hoşnuttur, çünkü Düşünür’ün ölüm öncesi düşüncelerine ve yaşadıklarına tanıklık etmektedir. Gardiyan yaşadıklarını başkalarıyla paylaşarak belki de cebini parayla dolduracaktır. Ne var ki, bu dürtü onu komik ama aynı zamanda trajik durumlara da düşürecektir.

Yazan  Stefan TSANEV
Bulgarca ve Rusça’dan Çeviren  Petar TODOROV, Marina YÜCE
Kukla için Uyarlayan ve Yöneten  Petar TODOROV 
Sahne ve Kukla Tasarımı Hanna SCHWARTZ 
Müzik Nedim YILDIZ
Vokal Yıldız İBRAHİMOVA
Oynayanlar Haluk YÜCE  - Marina YÜCE

Hiçbirimiz - Aralık Sahne

Tek Perde / 45 Dakika

Bir dünya savaşı, sınırların karıştığı topraklar, korkak bir asker. Oyunumuz ölümü geride bırakmış bir askerin, ağaca karışma yolculuğunu anlatıyor.

 

Yazan - Yönetmen Onur Gazdağ

Yönetmen Yard. Dilara Umay Koyuncu 

Reji Asistanı  Arzum Gökçe Köle - İrem Ömeroğlu

Koreografi Mert Bozkurt

Kostüm Tasarım Deniz Bilgili

Ses-Görsel Tasarım Güneş Bozkır

Oyuncular Mert Bozkurt - Tarkan Akan

 

Cerrah - Rituel Sanat Merkezi

İki Perde / 1 Saat 40 Dakika

Uzun bir süredir yakalanamayan Cerrah kod adlı bir seri katil,tüm şehirde korku salmıştır.Polis teşkilatı tüm çabalarına rağmen Katili yakalayacak somut bir delile ulaşamaz.Bunun üzerine farklı bir yöntem denemeye karar verir ve bu iş için küçük bir ekip kurar.Bu ekip en üst düzey gizlilikle Cerrah ı yakalamak için çalışmalara başlar. Süre git gide kısalmaktadır ve Cerrahın yeni bir cinayet işlemesi an meselesidir.Tüm bu zamana karşı yarış içinde temposu ve gerilimi yüksek bir oyun sizleri bekliyor."

Yönetmen Zeynep Ekin Öner

Yönetmen Yard. Deran Yalız

Dekor Tasarım Neris Taymaz

Oynayanlar Begüm Topçu - Cantuğ Turay - Koray Alper - Temmuz Karaca

Yönetmen Zeynep Ekin Öner

Yönetmen Yard. Deran Yalız

Dekor Tasarım Neris Taymaz

Oynayanlar Begüm Topçu - Cantuğ Turay - Koray Alper - Temmuz Karaca

Duş - Galip Emre Dance Company

İçimizdeki nefreti ve öfkeyi birilerine yüklemek ya da eşya gibi çıkarıp kenara atmakla

ruhumuzu arındırdığımızı mı zannediyoruz?

Büyük yanılgı mı bu yoksa kurtuluşun yansıması mı...

Birçok soru ile sorguladığımız benliğimizde,arındırmamız gereken asıl duygular neyin kıstası? Anlam yüklediğimiz canlı ya da cansız varlıkların bizlere bıraktığı her izi silebilir miyiz, ya da silmeli miyiz? Arınma,sadece düşsel olarak inanmaktan mutlu olduğumuz bir eylem mi yoksa bir uğraş mı?

Arınmak o kadar kolay mı?

Tuhaf Masa - Galip Emre Dance Company

Bir masa ne kadar tuhaf olabilir ki? Eğer insanlar ona büyük anlamlar yüklemeseydi.

Nasıl olur da kendş yararımız için oluşturduğumuz eşyalar içimizdeki hırsın, öfkenin ve çıkar çatışmasının yönlendireni olabilir. Garip olan bize hizmet etmesi gereken bir masa bizi birbirimize düşüren bir eşyaya dönüşebiliyor ve hayvani duygularımızı ön plana itiyor.

Yazık...

Belki tuhaf olan bizleriz.

 

DUŞ

Dansçı Mert BOZKURT

Koreograf Galip EMRE

Teknik Amir Doğuş ÖZDEMİR

Sahne Amiri Doğuş ÖZDEMİR

TEHLİKELİ MASA

Eser Koreograf ve Konsept  Galip Emre 

Yaratıcı Dansçılar Deniz Alp  Galip Emre 

Müzik Galip Emre 

Teknik Amir Doğuş Özdemir 

Sahne Amiri Doğuş Özdemir

uyarcaWEB.jpg

Uyarca - Çankaya Sahne

2 Perde / 120 dk

Düşünen insan, çevresinde bir şeyler döndüğünü tekrarlayıp durur durmadan. Bu dönen şeyler her ne ise onu anlamak, anlayabilmek için çaba sarfeder ve çoğu zaman yorgun düşer. Umutsuz da olsa bir savaş vermek için hazırdır. Yaratılan güvensizlik duygusu içinde birey olarak yalnız kalır ve katkısız kalmanın ezikliğini yaşar. Kavramlar, kavramlar üzerinden üretilen tartışmalar ona yabancıdır artık. Aslında hiç de ona yabancı olmayan kurgulanmış bir yaşam çevresini kuşatmıştır. Kitleleri kurgulayan, Dürrenmett’ın deyişiyle “ipliği pazara çıkmış dünya görüşleri” nin ne dışında kalabilir, ne içinde yeşerebilir. Bundan sonrası artık sadece “hayatta kalma” dan ibarettir.

 

YAZAN FREİDRİCH DÜRRENMATT

ÇEVİREN YÜCEL ERTEN

YÖNETEN MEHMET ATAY

IŞIK ve DEKOR TASARIMI MİMART YAPIM

KOSTÜM TASARIMI GÜNAY KOSTÜM

JACK SES OKTAY DAL

FOTOĞRAF ve AFİŞ ÇAĞRIL ATAY

IŞIK KUMANDA ALKIM ATAY

SES KUMANDA ÇAĞLA GÜL SÖNÜK

Remzi Oğuz Arık Mah. Paris Cad. 49B/A

ÇANKAYA/ANKARA (Şili Meydanı)

0312 428 2 822

iletisim@cankayasahne.com

ESKİ ÇANKAYA SİNEMASI, AİRPORT DİSKO VE ÇAKIL GAZİNOSU

  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Instagram