Sokrates; En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğimdir diyor. Çok iddialı gelebilir ama bu bir kehanet. Durduğu yerden bugüne bakınca, insanın kendi kendine eziyetinin bu cümlenin arkasında yattığını hissediyorsunuz. İçinde olmakla kendimizi mutlu hissettiğimiz artık bir kavram bile olmayan tanımlar birey olduğumuzu baskılıyor , biz olmak kolaycılığına kaçıveriyoruz. Bilgi de kiloyla tartılabilir, metreyle ölçülebilir bir şey gibi algılanabiliyor. Sokrates, bizim bugün yüksek sesle tartışamadığımız kavramları bir tas zehiri koklayarak yüzyıllar öncesinden tartışmak istiyor. Aslında böyle bir tas bizim için de sunuluyor. Kokusunu bastırmak için kuvvetli rayihalar yaratılsa da var. Acısını almak için de tasa bir küp şeker teklif edildiğinde umutlanmak için bile geç kalmış olabiliriz.

SOKRATES'İN SON GECESİ

HALK KOMEDYASI / +16

OYNAYANLAR

MEHMET ATAY

OKTAY DAL

HÜLYA DİZMEN

 

YÖNETEN

MEHMET ATAY

ÇEVİREN

İSMAİL BEKİR AĞLAGÜL

 

 

IŞIK TASARIM

ALKIM ATAY

MÜZİK&DEKOR

MİMART YAPIM

 

KOSTÜM

MELAHAT DEMİREL

 

FOTOĞRAF&AFİŞ

ÇAĞRIL ATAY

 

Çok uzun hazırlıklar yapmadan, hayaller kurmadan, olup bitiverse de ben de farklı
bir şey yaşamış olsam dediğimiz anlar yok mudur? İşte tam da o an bir kırılma noktasıdır. Özellikle
bir sonraki aşamanın, yani keşkelerin hayatımıza egemen olacağı anları yaşamamız için pek de
zamanımız kalmadığına inanıyorsak. Hayallerimizi büyütür uykularımıza dahi hakim olmasına izin
verirsek, "şimdi neler vermezdim" noktasına kadar gelebiliriz. Rutin artık bizi boğmaya
başlamıştır ve pençelerini boğazımızdan koparıp almak için son bir şansımız vardır. Ya da biz o
anın son şans olduğuna kendimizi inandırırız. Biraz da dramatize edip yazıklanmaya vah vah
çekmeye başlarsak kendimizi dünyanın merkezine koymamamız için bir neden yoktur. Harekete geçmek için kendi açımızdan birçok bahanemiz yaratırız. İyi ama bu iş tek başına olmuyor işte. Bu kesişmenin bir de diğer tarafı var....

BÜYÜK AŞIKLARIN SONUNCUSU

KOMEDİ / +18

OYNAYANLAR

MEHMET ATAY

NALAN ERKOVAN

DERYA ŞENOL

FİLİZ ÇOLAKOĞLU

 

YÖNETEN

MEHMET ATAY

 

YAZAN

NEIL SIMON​

ÇEVİREN

SUNGUN BABACAN

KOSTÜM

MELAHAT DEMİREL

 

 

İLLUSTRASYON

DERYA BAŞPINAR

 

 

İşte kaldık başbaşa dediğimiz an başlayacak, çocukluğumuza, ilk gençliğimize ve
hayatın koşturmacasından kendimize zaman ayıramadığımız, adını da bir türlü koyamadığımız, o bir o yana bu bir yana savrulduğumuz zamanlara, o zamanlar kurduğumuz hayallere dönüşümüz. Bir de başbaşa kaldığımız o an yaşadıklarımız, cüzdanımıza girip çıkanın özetiyse düşlerimize girmeye başlar yapamadıklarımız, göremediklerimiz, sahip olamadıklarımız yarım yamalak fotoğraflar halinde. Varsa evin sokağa bakan bir penceresi hayata dair tek hareketli kare odur artık. O karenin içinden ne koparabilirsem düş kırıklıklarım için kardır demeye başladığınız an, her türlü
çılgınlığı bekleyin kendinizden, tabi ayaklarınız koşmak istediğiniz yola ihanet etmezse.

ELLER YUKARI LÜTFEN!

KOMEDİ

OYNAYANLAR

MEHMET ULUSOY

SEÇİL ÖZTAN

ÇAĞRIL ATAY

 

YÖNETEN

MEHMET ATAY

YAZAN

MUZAFFER İZGÜ

 

MÜZİK

MİMART

 

DEKOR

ARYA GRUP

ASİSTAN

UĞUR ATAMAL

AFİŞ

ÇAĞRIL ATAY